HABERLER

BASIN ODASI

Entertech, Girişimcilere Yaşam Destek Ünitesi Hizmeti Sunuyor

8 Mart Dünya Kadınlar Günü özelinde kadın girişimcilerimize mikrofonu uzattık. Hem onların başarı hikayelerini ve girişimlerini dinledik hem de Türkiye'de kadın girişimci olmanın yollarını, avantajlarını ve zorluklarını konuştuk.

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi, Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü, Deniz Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Biyotek 15 Şirketi Kurucusu Gülşen Altuğ

Kısaca kendiniz, bugüne kadarki kariyeriniz ve çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi, Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü, Deniz Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesiyim. Çalışma alanım deniz bakteriyo­lojisi ve bakterilerin biyoteknolojik kullanımı. 2000 yılından bu yana Türkiye denizlerinde, uluslararası denizlerde çalışmalar yürüttük. Bakterilerin metabolik özellikleri, bakteri çeşitliliği, petrol kirliliğinin deniz izolatı bakteriler ile gideril­mesi, deniz süngerleri ve bakteri birlikteliğinin anti-bakteriyel etki­leri, antibiyotik ve ağır metallere dirençli bakteriler, gemi balast su­ları ile ülkemize taşınan bakteriyel patojenler, mikroplastik-bakteri ilişkileri konularında yaptığımız ça­lışmalarla ülkemizde deniz bakte­rileri ve bakterilerin biyoteknolojik kullanımına yönelik birçok ilk bi­limsel veriyi ürettik. Bu çalışmala­rımızı sürdürürken, deniz bakterileri izolatlarını kullanarak farklı sektör­lere yönelik biyolojik tabanlı ürünler elde etmek amacı ile 2015 yılında İstanbul Üniversitesi Teknokent bünyesinde BİYOTEK 15 Ar-Ge Eğitim Danışmanlık Sanayi ve Ti­caret Limited Şirketi’ni kurduk. Aynı zamanda İ.Ü. Girişim ve Kariyer Ku­lübü kurucusu ve danışmanı, TUR­MEPA Projeleri ve İ.Ü. Deniz Elçileri Topluluğu danışman öğretim üyesi, Türk Armatörler Birliği Bilimsel Ko­miteler Çevre ve Güvenlik Komitesi direktörü olarak çalışmalarımı sür­dürüyorum.

 Entertech bünyesinde yürüttüğünüz çalışmaların detayları nelerdir? Hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?

Entertech bünyesinde 2015 yılından bu yana iki proje tamamladık. Şu anda üçüncü projemizi yürütüyoruz. Tamamladığımız projelerden ilki ile patent başvurularımızın da olduğu üç prototipe ulaştık. Birincisi farklı sektörlere ham madde olarak sunu­lacak antibakteriyel karışımları içe­riyor. İkincisi ağır metal gideriminde kullanılacak adapte bakteri formül­lerini, üçüncüsü ise petrol kirliliğinin gideriminde kullanılacak tekli/çoklu bakteri kültürlerini içeriyor. Entertech bünyesinde ikinci projemiz deniz izo­latlarının yapı yüzeylerinde koruyucu ve iyileştirici olarak kullanımına yö­nelik formüllerden oluşan üç proto­tipe ulaşmamızı sağladı. Ağustos 2019’da başlayan ve şu anda yü­rüyen son projemiz ise tarımda nematod zararlısına karşı kul­lanılacak deniz bakteri izo­latı içeren bileşimleri konu alıyor. Laboratuvar çalışma­larımız dışında saha dene­melerinden aldığımız olumlu sonuçlar; deniz bakteri izo­latlarının kirlilik giderimi ile ilgili olarak çevreye, bitki ko­ruma ve bitki besleme bileşen­leri olarak tarıma, antibakteriyel bileşenler olarak deterjan sanayine olmak üzere farklı sektörlere çevre dostu ürünler için çözümler sundu­ğunu gösterdi. Bu konularda beş pa­tent başvurumuz oldu. Teknokentte geliştirilen ürünlerle yerli hammadde üreticisi olarak ″denizden gelen″ çö­zümler sunmaya yeni projelerle devam etmeyi hedefliyoruz.

 Bir kadın olarak girişimci olma konusunda ne tür tavsiyeler verirsiniz? Sizce girişimcilerin nelere dikkat etmeleri gerekiyor?

Önce girişimciyi insan olarak de­ğerlendirmek gerekiyor. Çalışma hayatım boyunca kişilerin iş ha­yatını algılama şekillerinin kişilik özellikleri ile ilgileri üzerinde dene­yimlerim oldu. Kişinin inandığı bir fikir uğruna ″garantisi olmayan bir sürece atılabilme reaksiyonunu″ girişim olarak tanımlarsak, giri­şimciliği besleyen tarafın ″fayda üretmek isteği ile dertlenme″ ol­duğunu ve bu isteğe zarar veren­lere karşı bağışıklık geliştirmenin hayati koşul olduğunu düşünü­yorum. Bu bağışıklık azim, iç di­siplin, çalışma sevgisi ve her daim yüksek motivasyon ile gelişiyor. Kadın girişimciler hangi eğitim, yaş grubu ve çalışma alanında olurlarsa olsunlar bu engelleri aşma konusunda genetik kodla­rından olsa gerek, çoklu-sistem davranış sergileyebiliyorlar.

 Örneğin dağ başında üç keçisiyle yaşayan bir kadın ″günlük ha­yattan″ oluşan kendi işletmesini mükemmel bir şekilde sürdürür. Organizatördür, üreticidir, ekono­misttir, eğitmendir, yöneticidir, bil­gedir. Bir işi yaparken diğer bir ye­tenekten vazgeçmek gerekmeyen bu durumdan eğitimli kadınların alması gereken ilhamlar oldu­ğunu düşünüyorum. Girişimciliğe adım atacak kadınlarımızın sahip oldukları bu kodlamanın farkında olmaları, karşılaştıkları zorlukları gayret kaynağı olarak görmeleri, hayatın her detayında aynı anda farklı çözümlere yönelik hizmet üretebilmelerini, yapılmamışı yapmaya yönelik filizlenmeleri beslemelerini sağlayacaktır.

 Türkiye’de bir kadının girişimci olmasının önündeki en büyük zorluklar nelerdir?

Akademisyen bir kadın girişimci olarak bu konuda bir sorun yaşa­madım. Elbette her girişimcinin alanına göre farklı veya benzer olabilecek zorluklar var. Biyotek­noloji alanında yatırımcı bulmak diğer alanlara göre daha zor. Ar-Ge destekleri için fonlandırıcı kuruluşlar kısıtlı. Türkiye’de gi­rişimci olmaya ilgi duyanlar için şu anda sunulan, kendinizi test edebileceğiniz alanların artması ve hangi yaş ve eğitim grubundan olursa olsun kadınlara yönelik farklı desteklerin sunulması da yeni nesil kolaylıklar sunuyor. Küçük veya büyük ölçekli iş yapan girişimci kadınlarımızın başarı hikâyeleri zorlukları aşmak için hepimize ilham veriyor. Ancak ül­kemizde her doğru fikrin katma değer yaratarak hayat bulması için daha fazla destek göreceği süreçlere ihtiyacımız var.

 Bir kadın girişimci olarak Entertech bünyesinde çalışmanın ne tür avantajlarını gördünüz?

Bir akademisyen girişimci olarak Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ka­nunu çıktıktan sonra üniversiteler bünyesinde teknokentlerin açıl­ması ve akademisyenlerin şirket kurmasının yolu açıldığı için En­tertech bünyesinde çalışmanın avantajından önce Entertech’in varlığını bir avantaj olarak görü­yorum. Kadın girişimci olduğum için Entertech bünyesinde ayrı bir avantaj yaşadığımı düşün­müyorum. Hedef, fayda üreten bir fikrin hayata geçirilmesi. Bu yüzden akademinin güvenli or­tamından farklı bir ortamda mü­cadeleyi seçen akademisyen gi­rişimcilere Entertech’in yaşam destek ünitesi hizmeti sunduğunu düşünüyorum. Özellikle başlan­gıçta çok sık olmak üzere, her an soru cevap temposunda ileti­şimde kalmak ve bu ekosistemde gelişmek bir girişimci için şans. Projeleriniz için sürenin hızla ak­tığı, emek yoğun ve hata yapma lüksünüzün olmadığı süreçlerde karşılaştığınız sorunların doğru çözümlerini müzakere ettiğiniz, sizin adınıza bilgi üreten ″bir yol göstericinin″ olması çok önemli.